top of page
  • Yazarın fotoğrafıLudi

Yetenek Kazanımında Yeni Model: Train-Then-Hire


Ahşap bir masa üzerinde defterlerine not alarak birlikte çalışan insanlar

Günümüzün hızla değişen iş piyasası, şirketlerin yetenek kazanımı süreçlerine ve geleneksel işe alım yaklaşımlarına meydan okuyor. Artık şirketler, sadece en yetenekli adayları değil, aynı zamanda işe başlayacağı ilk günden şirket kültürüne en çok uyum sağlayacak adayları arıyor.


Bu durumda geleneksel “önce işe al, sonra eğit” modeli yetersiz kalıyor.


Ludi’de, artık bu modeli tersine çevirmenin zamanı geldiğine inanıyoruz:

Train-then-hire” olarak da bilinen önce eğit, sonra işe al modeli daha etkili.


Geleneksel İşe Alımın Zorlukları


Şirketler, yeni işe alınan kişilerin gerçekten doğru aday olup olmadığını öğrenmek için işe alım, uyum süreci ve eğitim aşamalarına büyük kaynaklar yatırıyor. Bu da zaman, para ve yetenek israfına yol açıyor. Forbes’un raporuna göre, birçok şirket geleneksel işe alım uygulamalarının ne kadar sınırlayıcı olduğunun farkında. Şirketler, akademi ile iş dünyası arasındaki boşluğu doldurmak için yenilikçi çözümler arıyor.


Akademi ile İş Dünyası Arasındaki Boşluk

Adayların yükseköğretimde aldığı eğitim, genellikle pratik becerilere değil, teorik bilgiye odaklanıyor. Pek çok işveren, özellikle yeni mezunların etkileyici özgeçmişlerine rağmen iş dünyasında ihtiyaç duyulan pratik becerilerden yoksun olmasından muzdarip. İş dünyasının ihtiyaçlarıyla aradaki bu uyumsuzluk; yeni mezunların işgücüne katılmadan önce, rolün gerektirdiği becerileri iş üstünde öğrenebileceği pratik bir eğitimi gerekli kılıyor.


  • Ludi'deki iş simülasyonları, adayların okuldan iş dünyasına geçerken önce iş simülasyonlarıyla uygulamalı deneyim kazanmalarını sağlayarak bu boşluğu dolduruyor.


Eğitim ve Uyum Süreçlerindeki Harcamalar

Geleneksel işe alım, yeni çalışanların uyum süreci ve eğitimine önemli yatırımlar gerektiriyor. Bu süreçler hem maliyetli, hem de zaman alıcı. Forbes, şirketlerin yeni işe alımları hızlandırmak için binlerce dolar ve birkaç ay harcadığını vurguluyor.


Yüksek Turnover (İşten Ayrılma) Oranları

Çalışanlar yeni başladıkları işin gerçeklerinin, beklentileriyle veya kendi değerleriyle örtüşmediğini fark ettiğinde, bu durum iş memnuniyetsizliğine neden oluyor ve çalışanlar ilk birkaç ay içinde ayrılıyorlar. Yüksek işten ayrılma oranları, işe alım döngülerinin tekrar etmesine yol açıyor, maliyetleri artırıyor.


  • Ludi'deki iş simülasyonları, adayların işi bizzat deneyimlemelerini sağlayarak o rolden ve şirketinizden ne bekleyeceklerini tam olarak bilmelerini sağlayarak işten ayrılma oranlarını önemli ölçüde azaltıyor.


Train-Then-Hire Modeli Nasıl Avantaj Sağlıyor?


Forbes raporuna göre, bu modeli benimseyen şirketler, yeni işe alınan çalışanlar arasında daha yüksek memnuniyet oranları ve daha iyi genel performans bildiriyor.


  • Adayları işe alımdan önce eğitmek, işe alım sürecindeki maliyetleri azaltıyor. Bu sayede, yeni çalışanlar işe başlarken harcanacak zaman ve kaynaklar en aza indirilmiş oluyor.


  • Geleneksel eğitim yollarına erişimi olmayan farklı arka planlara sahip adaylara fırsatlar sunmanıza ve daha kapsayıcı bir işgücü oluşturmanıza imkan tanıyor.


  • Henüz işe alım süreçlerine dahil olmamış adaylara bile eğitim fırsatları sunuyor olmak, şirketinizi yenilikçi bir işveren olarak konumlandırıyor.  Böylece yalnızca en iyi yetenekleri çekmekle kalmayıp işveren markanızı da güçlendiriyor.


Train-Then-Hire Modelini Nasıl Uygulayabilirsiniz?


Ludi'ye katılıp iş simülasyonları oluşturarak siz de "Train-Then-Hire" modelini uygulamaya başlayabilirsiniz.


Ludi'de, şirketinizdeki belirli rolleri simüle eden görevler oluşturuyor, bu görevleri mikro staj formatındaki online iş simülasyonları olarak platformumuzda yayınlıyoruz. Öğrenciler ve yeni mezunlar, bu simülasyonları tamamlayarak şirketinizdeki o rolü tanıyor, pratik beceriler kazanıyor ve işveren markanızla tanışıyor. Bu sayede, işe alım sürecinde hem yetenekli, hem uyumlu, hem de işin gereksinimlerine en iyi şekilde yanıt verebilecek adayları işe alım döngülerinin henüz başında şirketinize çekiyorsunuz.


Dünyanın en ileri görüşlü şirketleri bu modeli çoktan benimsemiş durumda: Google’ın Kariyer Sertifikaları ve IBM’in Dijital Rozet Programı, şirketlerin eğitim programlarını kullanarak yetenekli ve kapsayıcı bir yetenek havuzu oluşturmasının örneklerinden sadece birkaçı.


Sonuç


Özetle, train-then-hire olarak da bilinen “önce eğit, sonra işe al” modeli, iş dünyasında yetenek kazanımının geleceğini şekillendiriyor. Geleneksel işe alım yöntemlerinin ötesine geçerek hem işverenlerin hem de adayların beklentilerini karşılıyor.


Ludi’de, bu modeli benimseyen şirketlerin iş gücünü daha verimli, uyumlu ve yetenekli hale getirmelerine yardımcı oluyoruz. Birlikte oluşturacağımız iş simülasyonları sayesinde, adaylar kendilerini geliştirme fırsatı bulurken, siz de işveren markanızı minimal eforla maksimum kitleye eriştirmenin rahatlığını yaşayacak ve en uygun adaylara ulaşma konusunda daha emin adımlar atabileceksiniz. İşveren markanızı güçlendirmek, yetenek kazanımı maliyetlerinizi düşürmek ve daha yüksek verimlilik elde etmek için Ludi’ye katılın, geleceğin iş gücünü inşa etmeye bugünden başlayın.





SSS (Sıkça Sorulan Sorular)


1. Train-Then-Hire Modeli nedir?

Train-Then-Hire modeli, adayların işe alım sürecinden önce gerekli becerileri kazanmalarını sağlayan bir yaklaşımdır. Bu model, adayların iş dünyasında karşılaşacakları görevleri uygulamalı olarak deneyimlemelerini ve eğitim almalarını sağlar. Böylece işe başladıklarında daha hazırlıklı ve uyumlu olurlar.


2. Geleneksel işe alım yöntemlerine göre Train-Then-Hire modelinin avantajları nelerdir?
  • Yüksek Memnuniyet ve Performans: İşe alınan adaylar, işin gereksinimlerini ve şirket kültürünü önceden bildiklerinden daha yüksek memnuniyet ve performans sergilerler.

  • Maliyet ve Zaman Tasarrufu: Adayları önceden eğitmek, işe alım sürecinde harcanacak zamanı ve kaynakları minimize eder.

  • Düşük Turnover Oranları: Adaylar, işin gerekliliklerini ve beklentilerini önceden bildikleri için işten ayrılma oranları düşer.

  • Daha Kapsayıcı İşgücü: Farklı arka planlara sahip adaylara eğitim fırsatları sunarak daha çeşitli ve kapsayıcı bir işgücü oluşturmanıza imkan tanır.


3. Train-then-hire modeli hangi şirketler tarafından kullanılıyor?

Google, IBM gibi büyük şirketler, bu modeli benimseyerek yetenek kazanımında başarı sağlamaktadır.


4. Bu modeli uygulamak zor mu?

Hayır, Ludi'nin sunduğu iş simülasyonları sayesinde bu modeli kolayca uygulayabilirsiniz.

Comments


Commenting has been turned off.
bottom of page